Wednesday, June 27, 2001

Bazen burada dunyadan haber almak ne kadar zor diye dusunuyorum, Amerika o kadar buyuk ki kendi eyaletleri arasinda bile haber akisi zor. Televizyonlar lokal haberler veriyor, ve lokal programlar var. New York'da ayni televizyon sovlarini izlemiyorlar. Ama bir yandan da ne kadar cok farkli kulturle ilgili, ne kadar cok farkli sey ogrendigimi dusunup sasiriyorum. Tabii bu San Francisco'ya ozgu birsey, altina hucum devrinin kultur akisi herseyiyle duruyor. Sehir Amerikalilardan cok yabancilarla dolu, daha az yabancilik hissetmeye yardim ediyor.

Bu yuzden bazen bilgi akisi yerine gercek yasam izlerinin daha cok sey ogrettigini dusunuyorum bana. Belki de biraz da uluslararasi program ve ogrencilerin faydasi oldu, ama simdi Arjantindeki ekonomik krizi ben de onemsiyorum oraya donmek istemeyen arkadaslarimla. Ya da buradaki enerji krizi, Almanyadaki soguk kislar. Meksika Burritosu (annemin sevdigi ender yabanci yemeklerden biri), Cinlilerin Dim Sum'i - bizim manti gibi birsey ama icine karides, sebze hersey koyuluyor ve haftasonlari kahvalti, brunch karisimi birsey olarak yeniyor. Pisbogazligima gulmeyin, yemek kulturu de bir kultur, hem o da insana cok sey ogretiyor. Mesela Cinlilerin kalabalik nufuslarina yemek yetistirmek icin nasil bulduklari herseyi pisirip yediklerini gormek, onlarin kulturunu daha yakindan tanitiyor. Ayrimcilik yapmak istemiyorum ama irk olarak sari benizlilerden cok hoslanmiyorum galiba, ama sevdiklerim de var tabii.Yarin iki tane cinli arkadasim bize Turk yemegi denemeye gelicek..

Ertugrul - TAI'den arkadasim - bana muhtesem bir fotograf gondermis. Ozel aletlerle, bir ucak gunesin onundan gecerken cekilmis. Biliyorum resimleri gormek uzun vakit aliyor orada, ama vaktiniz olursa beklemeye, cok guzel..

Monday, June 25, 2001

Evet evet evet sonunda resim koyabiliyorum sayfama...
Ilki

Treasure Island'dan manzaralar...

Ilk defa bir Amerikan dugunu gordum, itiraf etmek gerekirse cok guzeldi, ozenilmisti.
Bugun hava biraz sogudu burada, halbuki guneslenmeyi planliyordum.

Wednesday, June 20, 2001

Dun sabah annemi ugurladik, bu sabah da konustuk. Rahatca gitmis. Vakit cok ama cok cabuk geciyor..

Annemin tatilini bitiris gezimiz cok guzel oldu, Yosemite cok guzeldi. Muhtesem bir daglar ve doga toplulugu, ve icinde ulasimi, zirveleri gormeyi cok kolaylastirmislar. Kendi adima daha bakir topraklarda dagcilik yapmayi tercih ederim, ama annemin boyle bir bolgede yuryusler yapabilmesi cok guzeldi. Parki bir bastan bir basa gecen bir yol var, ve ilk gun onun ustundeydik. Sevdigimiz her noktada durduk, yuruduk, yedik, gol kenarinda guneslendik.

Ikinci gun de bir selalenin oldugu rotada yuruyus yaptik. Selale yaninda yururken, kayalarin ustunde olusan gokkusagini, kayalara carpan ve dagilan su damlaciklari ile islanarak izlemek cok guzeldi. Hava sicakti ve epey yandik.

Ben yillardir her turlu kaya tirmanma dergisinde gordugum "el Capitan" i, hem de ustunde tirmanan insanlar varken gordum. Gercekten iyi vakit gecirdim.

Zeynep'le basbasa kaldik...

Bu arada surus sinavina da girdim, ve ehliyetimi aldimmmm...

Friday, June 15, 2001

Sabah ehliyet sinavina girdim..36 soruda iki hata, gectim demek oluyor. Mutluyum, cunku buranin sinavi icin herkes zor, istedigin kadar girebilirsin gibi seyler soyluyordu. Pazartesi de surus testim var...

Annemin son gunleri, bir ay ne kadar cabuk geciyor, bugun onun evde dinleme gunu. Geldiginden beri surekli gezmekten yorulmus, haftasonu gezimize dinleniyor:)

Dun annem ve Zeynep Carmel tarafina gezmeye gittiler. Carmel'in muhtesem guzel, uzun bir plaji var ve onlara gittiklerinde ciplak ayak yurumelerini, okyanusun cok guzel oldugunu soylemistim. Ama plajin adini yanlis hatirladigim icin onlari sosyetik "Pebble Beach"e gondermisim. Burasi golf oynanilan, dogal plaj guzelligini cok da fazla olmayan bir yer. Ama annem ve Zeynep yine de benim onerilerime uyup, ayakkabilarini cikarip uzunca bir yoldan, cok fazla tat almayip, Pebble Beach'e yurumusler. Bana olan guvenlerinden cok etkilendim:)

Thursday, June 14, 2001

Dun Fort Mason'daki ilk resim dersime gittim. Fort Mason buranin eski ticari limanlarindan biri, simdi kultur sanat merkezi olarak kullaniliyor. Benim dersim "Urban Landscape" yani sehir manzaralari cizimi dersi. Dun ilkders oldugu icin Fort Mason'da bulustuk ve hocanin bize 15-20 dakika malzemeler ve kullanmamizi istedigi teknikler uzerine konusmasindan sonra etrafa yayilip cizimlerimizi yaptik. Bundan sonra sehrin ilginc koselerinde bulusmaya devam edicez.

Cizim yaparken yan yana oturdugumuz kiz (buyuk bir alana dagilmisti herkes aslinda ama ikimiz de deniz kenarindaki gunesli banki tercih etmisiz, tamamen farkli seyleri cizdik) konuskan bir Amerikaliydi, aslinda cogu oyle.. Ara sira konusma molalari vererek 2 saat kadar cizdik, bu arada sevimli hoca da herkese ugrayip yonlendiriyordu. Hala yabanci olma rahatligini kullanmaya devam ediyorum, boylece soru sormak daha kolay. Mesela o yaptigi isi anlatirken, detaylari ya da anlamadigim birseyi hop diye sorabiliyorum, belki ben boyleyimdir ya da:)

Neyse komik insanlardi gruptaki herkes, bir yasli grubu vardi. Hocamiz herkes resim gecmisini anlatsin dediginde benim yas grubum genelde pek birsey belirtmedi, ama o grup Fort Mason'da verilen bilimum kursa gitmis, yagli boya, sulu boya, sulu boya ile sehir manzaralari..Ne kadar etkili oldugu tartisilabilir, ama sirin yaslilarin hevesli hevesli cizim defterleri, kalemleri ile ortaliklarda manzara secmeleri cok sirindi. Ingilizce ogrenmeye gelmis Japon kiz, kocasinin isi sebebiyle burada olan Balkan kadin,....

Uzun suredir cizme konusunda tembellik yaptigimdan ben kendi eserimden cok memnun kalmadim ama hocamiz kullandigim golge tekniklerini cok begendi (sadece onlari belirtti:)).

Bu haftasonu Yosemite'ye gidiyoruz.....

Tuesday, June 12, 2001

Haftasonu annem ve Zeynep�le Napa Valley�e gittik, buranin sarap vadisi. Bir dolu sarap evi ve hepsinin onunde sarap baglari var, sicak, yesil, sevimli bir yer. Annem cok memnun kaldi gezimizden, ilk sarap tatmaya girdigimiz Casa Nuestra�da asma yapraklari topladik tattiktan sonar saraplari. Ikincisi Dutch Henry Winery�de 1956�de bir yil Turkiye�de yasamis 80 yaslarinda bir adamla karsilastik, Al Canlett (web sayfasinda komik fotograflari var).Hala bir iki kelime Turkce hatirliyordu, merhaba, karpuz, dondurma..Tabii annem mumkun oldugunca konustu. Ikinci sarap evinin muhtesem kopekleri vardiJ

Dun sinif arkadaslarindan Anja staj yaptigi yerdeki Turk arkadaslarini bizimle tanistirmak istedigi icin bir Vietnam lokantasinda bulusmaya karar verdik, Le Colonial..Guney Afrika�daki Ingiliz somurgelerini animsatan bir tarzi vardi (Tabii bu tarz benim sadece filmlerden gordugum halde, cok bilirmis gibi anlattigim bir tarz). Yemekleri eglenceliydi, sadece tuzlu tatlar degil. Herseyin icinden zencefil tadi geliyor, fistikli soslar (bizim tahinin daha az yagli hali) etlerle kullaniliyor falan falan..Sonuc olarak yemek yemeyi seviyorum ben. Anja da bir Alman olarak zaten yemege duskun oldugu icin epey keyif aldik biz.

Erkut'a cok uzuldum....Inanmak ne zor.

Wednesday, June 06, 2001

Gecen cuma bir dans gosterisine gittik. Project Bandaloop adli bu grup kaya tirmanma ve dansi birlestirmis. Gosterinin bir bolumu kaya tirmanma duvari gibi bir duvarin ustunde tirmanarak hazirlanmisti. Beni buyuleyen kismi ise daglik Yosemite bolgesinde cektikleri bir film. Kaya duvarlarindan birine asili olarak butun grup dansediyor, muzik de harikaydi. Tirmanmayi ne kadar ozledigimi farkettim. Alevle o Turkiye'den donunce gidicez yine.

Monday, June 04, 2001

Gittikce daha tembel oluyorum yazma konusunda, galiba bu aralar bir de annem ve Zeynep burada oldugu icin.

Stajim basladi, en sevdigim San Francisco koselerinden birinde, hem is merkezlerine hem de Italyan mahallesine 5 dakika uzaklikta sirin bir ofis. WildAid. Bu koyu renk link demek:) Ustune tiklarsaniz, calistigim yerin websayfasini goruceksiniz..Bu dogal hayati koruma dernegi benzeri dernekte internet islerini yapiyorum bir suredir.

Haftasonu annemlerle buranin onemli parklarindan muir woods'a gittik, dev govdeli ve cok ama cok uzun kirmizi renkte redwood agaclarini gorduk. Annem begendi:)

Gunun sonunda eve donerken Treasure Island'a ugradik. Burasi San Francisco ve bizim yasadigimiz tarafi birbirine baglayan Bay Bridge'n tam ortasinda, ustunden gecilen bir ada. Muhtesem bir gece San Francisco manzarasina bakiliyor. Gece ve sehir isiklari cok guzeldi....

Powered by Blogger