Wednesday, January 30, 2002

Yeni haberler
ABD'nin California eyaletinde bulunan Uluslararasi San Francisco Havaalani'nin terminali, ayakkabisinda bomba bulundugu sanilan yolcu y�z�nden bosaltildi. Havalimani, yaklasik 2,5 saat kapali kaldiktan sonra tekrar a�ildi. - Hurriyet Tam Chicago'ya ucmak uzereyken, saatlerce bekleme habercisi bu olay cok eglenceli degil..

Bay Bridge' (San Francisco'yu Bati Korfezine -Berkeley- baglayan kopru)in ilk yarisinin tadilatina baslanicak. Bakalim trafigi etkileyecek mi? Neyse ki artik orada yasamiyorum ----> San Francisco'ya tasindim.

Iki haftadir hastaydim, pek birsey yazmadim.

20 Subattan itibaren Ic Tasarim derslerine baslayacagim, Berkeley Extension'da yine.

Yeni uretilen imac'lere cok yogun ilgi oldugu icin almak isteyenler, haftalar surecek beklemelere katlanmak zorunda.

Friday, January 11, 2002

John'a yilbasinda hediye olarak bir durbun gelmis. Ama kullanmak istemedigi icin degistiricek. Hediye redenvelope.com adli bir sayfadan siparis verildigi, ve bu sayfa da sadece hediye siparis sayfasi oldugu icin sadece gidip ayni fiyatta bir hediyeyi secip gerekli kisiye bildirmesi lazim. Tutarin yarisini benim kullanmami istedi. Benim secimim bir kestane kozleyicisi, kestaneler de icinde..Kendisine ise vokta kadehleri almis ama vokta sevdigi icin degil, raki kadehine benziyor diye...

Bir zamanlar TRT'de sanirim, "Emret Basbakanim" diye bir Ingiliz dizisi vardi. Evde favorimizdi. Basbakanin danismani olan Sir Humphrey Appleby (Nigel Hawthorne) kalp krizinden olmus, 72 yasinda.

Dun burada Alman film festivali basladi. Almanca konusan ulkelerin filmleri gosterimde. Acilis gecesi filmine bilet aldik, ama ayni gece acilis partisi de oldugu ve ayri ayri bilet de satilmadigi icin ona da ekstra odemek zorunda kaldik. Birlikte gittigimiz komik arkadaslarimdan biri Patricia, madem para verdik, degerlendirelim, hem belki cilgin film yapimcilari ile tanisiriz dedigi icin partiye de gitme karari aldik. Gecenin komikligi giristen biraz belliydi. Biletlerimizi veren kadin, burada konusarak vakit harcamayin, yemek servisi basladi dedi. Eh, olur diyerek yemeklerin oldugu yere ulasmaya calistik. Tanismayi umdugumuz elit, cilgin sinema insanlari yukari katta vahsi bir yemek, icki, tatli avina girmisti. Merdivenlerde dev agizlarla tatlilarini isiran insanlar, yemek alabilmek icin birbirlerini ezen sik gaylar - film gay bolgesi sinemasi Castro Theater'daydi- ve kalabalik yuzunden sicakligi alt katin en az 5-6 derece ustundeki parti katinda ben minik bir salata, Patricia birazcik pita ve John da bir corba luplettikten sonra sinema salonuna kactik. Parti bizim icin biraz erken bitince 40 dakika filmin baslamasini bekledik ama film sirindi. Tek sorun festival organizatoru kadininin uzun konusmasi, hatta gonullulerden birine detaylica tesekkur ettikten sonra onun bekar oldugunu belirtmesiydi.

Thursday, January 10, 2002

Kitap:(

En son bu tarih kitabini okumak istiyorum demistim ama kitap zevk vermiyor. Sebepleri:
Oral Sander bu kitabi yazarken bir ders kitabi oldugunu bilerek edebi degerinin ustunde fazlaca durmamis. Bazen basladigim bir cumlenin sonuna geldigimde, basini unuttugum icin ne anlatmak istedigini farkedemiyorum.
Ikincisi, neden bizim yazarlarimizin tarih kitaplari bu kadar milliyetci. Yuce Osmanli gercekten hic hata yapmamis mi yani, hep Avrupa'nin sucu mu hersey?
1. Bayezit'in Timur karsisindaki yenilgisinden ve Anadolu'da Osmanlinin bir sure parcalanmasindan soyle bahsediyor:
"Anadolu'da parcalanan zorba bir Musluman gucune karsi, ezilen Hristiyan unsurlarinin firsattan yararlanarak ayaklanmalari icten bile degildi. Tek basina bu bile Balkanlardaki Osmanli yonetiminin, oteki devletlerinkinden daha adil, yumusak, bilincli kisaca daha iyi oldugunu gostermektedir. Ne var ki, bu basit gercege Batili tarih kitaplarinda cok az yer verilmekte, bunun yerine basmakalip suclamalar doldurulmaktadir". Su ana kadar kitapta Avrupa'nin kohnelesmesinden baska bir seyi anlattigini da hatirlamiyorum Sayin Oral Sander'in.

Neyse sabah sabah otobusumde kitabi okurken bunlarla doldum da...Ofisimde yeni calismaya paslayan Paul (Irlandali), tarih yuksek lisansi yapmis, bana bir kitap onerdi, elimdekiler bitince okumayi dusunuyorum:
"History of the World" J.M. Roberts
Hayat gercekten cok guzel..

Cumartesi gunu John'un bir arkadasinin cenazesi vardi, aslinda tam cenaze degil. Bir kilisede tum tanidiklar ve yakinlar davet edilmisti. Kaybedilen arkadas hakkinda isteyenlerin konustugu bir toren gibi. Babasi, yakin bir iki arkadas. Daha sonra da sakin bir davet..Tum cenazeler gibi eski arkadaslar biraraya geldikleri icin mutlu ama arkadaslarini kaybettikleri icin uzgun.

Arkadaslarinin hikayesi cok uzucu, 29-30 yaslarinda, gogus kanserinden olmus bir ressam. Kocasi da torendeydi, 1.5 yil once, Melissa'nin kanser oldugunun ogrenilmesinden sonra evlenmisler. Hayiflandigim seyleri dusunuyorum da, kanser askinin olecegini bilerek gunlerini geciren ciftin evlenip, geleceklerine gogus germeleri karsisinda siliyorum hemen aklimdan.

Melissa'nin John'a hediye ettigi bir resim her gordugumde mutlu olmanin aslinda ne kadar kolay oldugunu hatirlaticak bana.

Yeni yilda kendimden beklentilerim:
Kendime daha cok vakit ayirmak, daha cok telefon etmek Turkiye'ye, daha cok mektup yazmak, daha cok fotograf cekmek, daha cok gulumsemek herseye, daha az aksi olmak, daha iyi bir olmak yani..

Gitmek istedigim filmler:
Gosford Park
Ingredients for Dreams (Alman Film Festivalinden)
A Beautiful Mind

Bitirmek istedigim kitap:
Siyasi Tarih - Ilkcaglardan 1918'lere

Friday, January 04, 2002

San Francisco
24 saate yakin bir ucak yolculugu bu sefer, ve o kadar da heyecanli olmayan bir giris sehre. Buruk ayrildim Turkiye'den - ama calismak gerek!

San Francisco yagmurlu, ama tabii ki daha iliman. Herkese nazar boncuklarini dagittim, cok sevdiler. Nazar boncuklarini ben de seviyorum, ama su kalede satilan, egri bugru olanlarini. Maviden baska renk de yapiyorlar onlari.

Gelince ben sushi yemege gittik, en cok onu ozlemisim - burada ucuz sushi var diye yineliyorum. Bir servet harcanmiyor yemek icin. John butun giysyilerimin MNG olmasiyla cok dalga geciyordu, yilbasi icin burada calismalarini surdurmus. Dema diye minik San Franciscolu bir kadinin ozel butiginden minicik bir gomlek almis bana, alisveris aliskanliklarimi biraz degistirmek icin. Bir de en sevdigim parfumden - Gautier - ama tabii ki havaalanindan ben de bir tane aldigim icin simdi iki tane oldu, doyasiya sikiyorum.

Herkesin yeni yilinin cok cok iyi gecmesini diliyorum!

Powered by Blogger