Tuesday, April 29, 2003

Film festivalinin bu yil benim icin son filmini gordum. Baltasar Korm�kur'un "The Sea" adli filmi. Farkli Web sayfalarindan alinmis film detaylari asagida:

- Imdb'den (www.imdb.com)

- SF Film Festivali sayfasindan

Neyse, film benim icin cok eglenceliydi. Babalarindan hic mi hic hoslanmayan ve butun fikirlerini cok rahat yuksek sesle soyleyen uc kardesin biraraya geldigi kucuk bir Izlanda kasabasinda geciyor. Film ilerledikce niye babalarini sevmediklerini ve babalarinin onlari biraraya getirdigi ortaya cikiyor. Kucuk kasaba hayatinin gercekleri ile birlikte.

Hollywood'un mutlu son filmlerine alismis ve film festivalinin gercek kitlesinden olmayan bazi seyirciler, film bittikten sonra sorulara cevap vermek, filmden bahsetmek uzere gelen yonetmene surekli olarak ayni soruyu sordular. Neden herkes bu kadar mutsuz, yikici, kavgali, hayat bu kadar zor mu? Sonunda yonetmen "Evet, gercekten boyle hayatlar var. Butun filmler mutlu bitmiyor. Ayrica bu film Izlanda'da Harry Potter ve Orumcek Adam'dan daha cok gise yapiyor" diyerek kalbimi kazandi. Cikista heyecanli kucuk kizlar gibi imzasini aldim!

Saturday, April 26, 2003

Yasasin Film Festivali

San Francisco film festivali basladi. Sali gecesi Robert Altman'in ilk filmlerinden "Nashville" gosterildi ve film baslamadan once Robert Altman'la bir saat kadar bir gorusme yapildi. Yonetmen olarak zaten cok cok sevdigim biri, kisi olarak da cok eglenceli idi. Hayalkirikligina ugramamak guzel oldu. Son yonettigi - halen yonetmekte oldugu- "The Company" filminden kisa bir parca gosterdiler. Chicago'da bir bale toplulugu ile ilgili bir film. Ilk 3 gunluk calismasindan gosterdikleri parcalar kendi dedigi gibi cok eglenceliydi. Heyecan ve merakla bekliyorum.

Sonra "La Turbulence Des Fluides" filmine gittik persembe gecesi. Inanilmaz guzel bir Quebec filmi. Yonetmen filmin sonunda gelmisti yine bir roportaj icin. Manon Briand adli genc sanirim Fransiz bir bayan. Hem yazip hem de yonettigi filmin hikayesini anlatti. Film kendi buyudugu kucuk kasabada geciyormus. Ve inanilmaz hosuna giden bir kum adasini secmis filmin konusu - yeri olarak. Sonra bir senaryo yazmis.

Komik bir bilgi:
- Amerikalilar her hapsirdiklarinda kalplerinin yedi saniye durduguna inaniyorlar. Dogru olup olmadigini bile arastirmadim.

Saturday, April 19, 2003


Savasin komik haberlerine devam:

- Bagdat'ta laboratuvarlar yagmalandiktan sonra, ise yaramayacagi icin birakilan tavsanlar laboratuvar etrafinda dolanirlarken televizyon kameralarina yakalaniyorlar.
- Bagdat'ta her turlu hukumet binasi yagmalanirken Petrol Bakanligi hala sag salim. Amerikan askerleri tarafindan korunmakta.
- Amerika yikilmis sehirlerin onarilmasi icin Amerikan sirketleri ile kontrat imzalamaya basladi.

Bu savastan ve yalanlarindan her gun biraz daha nefret ediyorum. Herseyi planladiklarini soyleyen tum yetkililerin beceriksizlikleri yuzunden Irak halkinin yasami duruyor...

Ben nisanlandim!

Wednesday, April 16, 2003


Dun bu yilin yabanci film Oscar'ini kazanan film "Nowhere in Africa"yi gordum. Filmin guzel kurgusu, kucuk sirin kizin hemen kalbinizi kazanmasinin yanisira Afrika - Kenya inanilmaz guzeldi. Gitmek istiyorum!

Film Nazilerin Yahudileri katletmeye baslamasindan once Almanya'dan kacan bir ailenin, Kenya'daki yeni yasamini anlatiyor.

Tuesday, April 15, 2003


Banyonun lavabosu yaklasik uc haftadir hafif tikaliydi. Ama tembellikten birsey yapmadik. Sonra canimi iyice sikmaya basladigi icin Internet'te tikanmis lavabo uzerine bir arama yaptim ve ilk onerilen sey 5-10 dakika sicak suyu acik tutmakti. Calisti! Nicin tikandigini, nasil acildigini bilmiyorum ama hayatta hala muziceler var!

Bunun disinda haberler:
- Son zamanlarda saglikli beslenme konusunda en cok sunu okumaya basladim: karbonhidratlar yerine yesiller!
- Bagdat'taki muzenin talan edilmesi, savasin getirdigi bir dolu problem disinda, tarihi yokettigi icin cok uzucu - bence.

Powered by Blogger