Carsamba gunu Matthew Barney'nin Cremaster 3 adli filmini gormeye gittik. Uc saatlik bir film. Yarisinda ara verildiginde - ilginc bir sey bu, cunku burada filmlerde ara verilmiyor - cok yorulmus oldugumuz icin kactik. Normalde her turlu filmi, hosuma gitmese bile bitirmeyi seviyorum, boylece yorum yapma hakkim ya da neden kotu oldugunu anlama sansim oluyor. Ama bu film gercekten yorucu. Filmde hic konusma yok. Gercek hayat ile ilgili pek sahne yok. Film New York'daki unlu Chrysler binasinin yapimi ile ilgili. Sanirim serinin ucuncu filmi oldugu ve biz digerlerini gormedigimiz icin bazi sembollerin, sahnelerin ne anlattigini anlamak zor. Insani urpertici sahnelerin ne anlattigini bilmek icin Matthew Barney ve Cremaster konusunda calismak lazim. Kesinlikle kotu demiyorum, gorulmesi lazim, bir gun Cremaster 3'un ikinci yarisini izlemeyi ve diger dort filmi gormeyi umuyorum (toplam bes adet) ama dersimi calistiktan sonra.
Saturday, May 31, 2003
Yeni tasarim yavas yavas hayata geciyor. Yeni hosting firmamdan cok memnunum. Yakinda eklemek istedigim diger linkler de yerini alicak. Ama buyuk ihtimalle annem ve babamin gezisi bittikten sonra yani haziran sonu gibi!
Carsamba gunu Matthew Barney'nin Cremaster 3 adli filmini gormeye gittik. Uc saatlik bir film. Yarisinda ara verildiginde - ilginc bir sey bu, cunku burada filmlerde ara verilmiyor - cok yorulmus oldugumuz icin kactik. Normalde her turlu filmi, hosuma gitmese bile bitirmeyi seviyorum, boylece yorum yapma hakkim ya da neden kotu oldugunu anlama sansim oluyor. Ama bu film gercekten yorucu. Filmde hic konusma yok. Gercek hayat ile ilgili pek sahne yok. Film New York'daki unlu Chrysler binasinin yapimi ile ilgili. Sanirim serinin ucuncu filmi oldugu ve biz digerlerini gormedigimiz icin bazi sembollerin, sahnelerin ne anlattigini anlamak zor. Insani urpertici sahnelerin ne anlattigini bilmek icin Matthew Barney ve Cremaster konusunda calismak lazim. Kesinlikle kotu demiyorum, gorulmesi lazim, bir gun Cremaster 3'un ikinci yarisini izlemeyi ve diger dort filmi gormeyi umuyorum (toplam bes adet) ama dersimi calistiktan sonra.
Carsamba gunu Matthew Barney'nin Cremaster 3 adli filmini gormeye gittik. Uc saatlik bir film. Yarisinda ara verildiginde - ilginc bir sey bu, cunku burada filmlerde ara verilmiyor - cok yorulmus oldugumuz icin kactik. Normalde her turlu filmi, hosuma gitmese bile bitirmeyi seviyorum, boylece yorum yapma hakkim ya da neden kotu oldugunu anlama sansim oluyor. Ama bu film gercekten yorucu. Filmde hic konusma yok. Gercek hayat ile ilgili pek sahne yok. Film New York'daki unlu Chrysler binasinin yapimi ile ilgili. Sanirim serinin ucuncu filmi oldugu ve biz digerlerini gormedigimiz icin bazi sembollerin, sahnelerin ne anlattigini anlamak zor. Insani urpertici sahnelerin ne anlattigini bilmek icin Matthew Barney ve Cremaster konusunda calismak lazim. Kesinlikle kotu demiyorum, gorulmesi lazim, bir gun Cremaster 3'un ikinci yarisini izlemeyi ve diger dort filmi gormeyi umuyorum (toplam bes adet) ama dersimi calistiktan sonra.
Saturday, May 24, 2003
Internet'in bir siber hafizasi olsun istiyorum. Bir zamanlar yayinladiginiz bir yaziyi, hala o yazi bir yerlerde kayitli degilse bile hatirlayip size gosterse. Iki yil falan once New Orleans'la ilgili yazdigim bir yaziyi bir turlu bulamiyorum kendi laptobimda. Hayalkirikligi ve muz kabugu..
EOS
Dun John ile EOS adli bir restorana gittik ilk defa. Herseyiyle hosuma gittigi icin yazmaya karar verdim.
Menu
Ispanyol tapaslari gibi kucuk porsiyonlardan olusuyor menu. Bizim denediklerimiz:
- Firinda enginar
- Tam adini bulamadigi bir cesit midye ici(ya da icindeki kas).
- Mantarli manti tarzi bir hamur isi
- Bruksel lahanasi
- Baharatla kaplanip kizartilmis karidesler
Bunlari yazmaya calisirken Ingilizceden Turkceye yemek terimlerini ceviremedigimi farkettim, bu konuda biraz calismam lazim. Ama bunun en buyuk sebebi, terminoloji ve kullanan malzemelerin farkli olmasi. Yani Turk mutfaginda hic kullanilmayan bazi seylerin kullanilmasi.
Sarap
Burasi ayrica bir de sarap bari. 400'un uzerinde sarap tatma sansiniz var. Ancak yemeginizle birlikte daha kolay bir yontem denemek isterseniz, sarap ucuslari var (flight adini veriyorlar). Mesela biz ilk uc porsiyonla birlikte bir Chardonnay ucusu yaptik. Biri Fransa'dan digerleri California'dan dort yarim bardak beyaz sarap. Mmmm...
Dekor
Endustriyel malzemeleri dekor ve aksesuar olarak kullanmislar. Metal seritlerden pecete halkalari, borular ve tuplerden tuvalet lambalari yapilmisti. Restoranin mekani renove edilirken, tuvalet yapilan alan eski merdiven korkulugu ile ayni duvari paylastigi icin tuvaletin icinde kalan korkuluk kismi oylecene birakilmis ve arkasina seffaf gibi olan ama ne iceriyi ne de disariyi gostermeyen bir malzeme koyulmus. Yani tuvalette iken merdiven korkulugunun araliklarindan yukariya cikanlarin golgesini goruyor gibi oluyorsunuz.
Guzel bir geceydi. Saraplarimizla ucuslarimizi yaparken babam ve annem okyanus uzerinde ucuyorlardi. Simdi Newark'da uyuyor olmalilar.
EOS
Dun John ile EOS adli bir restorana gittik ilk defa. Herseyiyle hosuma gittigi icin yazmaya karar verdim.
Menu
Ispanyol tapaslari gibi kucuk porsiyonlardan olusuyor menu. Bizim denediklerimiz:
- Firinda enginar
- Tam adini bulamadigi bir cesit midye ici(ya da icindeki kas).
- Mantarli manti tarzi bir hamur isi
- Bruksel lahanasi
- Baharatla kaplanip kizartilmis karidesler
Bunlari yazmaya calisirken Ingilizceden Turkceye yemek terimlerini ceviremedigimi farkettim, bu konuda biraz calismam lazim. Ama bunun en buyuk sebebi, terminoloji ve kullanan malzemelerin farkli olmasi. Yani Turk mutfaginda hic kullanilmayan bazi seylerin kullanilmasi.
Sarap
Burasi ayrica bir de sarap bari. 400'un uzerinde sarap tatma sansiniz var. Ancak yemeginizle birlikte daha kolay bir yontem denemek isterseniz, sarap ucuslari var (flight adini veriyorlar). Mesela biz ilk uc porsiyonla birlikte bir Chardonnay ucusu yaptik. Biri Fransa'dan digerleri California'dan dort yarim bardak beyaz sarap. Mmmm...
Dekor
Endustriyel malzemeleri dekor ve aksesuar olarak kullanmislar. Metal seritlerden pecete halkalari, borular ve tuplerden tuvalet lambalari yapilmisti. Restoranin mekani renove edilirken, tuvalet yapilan alan eski merdiven korkulugu ile ayni duvari paylastigi icin tuvaletin icinde kalan korkuluk kismi oylecene birakilmis ve arkasina seffaf gibi olan ama ne iceriyi ne de disariyi gostermeyen bir malzeme koyulmus. Yani tuvalette iken merdiven korkulugunun araliklarindan yukariya cikanlarin golgesini goruyor gibi oluyorsunuz.
Guzel bir geceydi. Saraplarimizla ucuslarimizi yaparken babam ve annem okyanus uzerinde ucuyorlardi. Simdi Newark'da uyuyor olmalilar.
Hurriyet gazetesinden Matrix ile ilgili bir yazi..Ayni fikirdeyim:)
Sertap Erener'e ise bravo! Turkiye sonunda Eurovision'de birinci, hem de unlu t.A.T.u'nun onune gecerek..Harika!!
Sertap Erener'e ise bravo! Turkiye sonunda Eurovision'de birinci, hem de unlu t.A.T.u'nun onune gecerek..Harika!!
Tuesday, May 20, 2003
Pazar gunu bu gordugunuz rotayi kostuk iste. Toplam 13 km. Tabii cok atletik bir kosu degildi. Inanilmaz kalabalik bir grup katildigi icin kosabildiginiz araliklarda kosup, komik kostumler ya da ilginc muzik gruplari gordukce, ya da kipirdayacak yer bulamayinca duraklayarak, cok cok guzel, gunesli bir gunde bitirdik yarisi Nicole ile! Bizim icin cok yaris gibi degildi tabii, biz starti gectikten bir sure sonra (o da vakit alan bir aktivite) elit atletler bitirdi yarisi, 37 dakika gibi bir surede.
Neler gorduk yaris boyunca:
- Tiki bar: Meksika sahillerinde gorulen barlar tarzi dev bir bar, tekerlekli. Bir dolu musteri gibi gozuken ayni gomlekli insan tarafindan cekiliyor. Barmenler de ayni gomlegi giyiyorlar ve hem barin icinde yuruyor, hem de icki servisi yapiyorlar. YIne ayni gomlegi giymis ayri bi kalabalik da barin etrafindaki musteriler. Ickilerini yudumluyorlar. Hayes sokagi yokusunu cikarken epey zorlanmislar - haberlere konu oldular.
- Yasli ciplaklar. Niyeyse ozellikle yasi geckin baylar tamamen ciplak katiliyor bu yarisa, tek giydikleri baslarindaki sari sapka. Bir iki tanesini arkadan gorunce komik, ama epey cok vardi hani.
- Sarhoslar: Yaris saat sekizde, epey erken basliyordu ama saat 9.5-10 gibi epey sarhos vardi ortalikta.
- Z ve John: Evi yaris rotasi uzerinde olan arkadasim Z, evini bizim su ve diger ihtiyaclarimiz icin kullanima acti, 4.5. milde. Daha sonra 5.5. milde John gazete ve sandalyesi ile bizi bekliyordu. Sonra tanidik kimse gormedik.
- Muzik: Evleri rota uzerinde olan bir dolu insan muzik yayini yapiyordu katilimcilar icin. Cok eglenceliydi. Dansettik.
Neyse, gelecek sefere 8 mili karnavalsiz kosmayi deneyecegim. Ama sehri bir uctan digerine yurumek/kosmak cok guzeldi.
Thursday, May 15, 2003
Dun Matrix Reloaded gunuydu. Ne yazik ki biraz hayalkirikligi. Matrix'de ilgi ceken hersey biraz daha uzatilmis, biraz daha buyutulmus. Ilginc sahneler vardi tabii ama bu sefer film tam anlamiyla televizyon dizisi gibi yarida kesildi Matrix Revolutions (ucuncu film) icin. Dialoglar uzun ve hep ayni kelimeler ve konu etrafinda donup dolasti - Matrix�n filozofisi. 'Tabii ben buyuk bir ihtimalle bazi konusmalari kacirdim. Tekrar alt yazi ile izlemem gerekicek, biraz da okumak istiyorum. Esas yorumlar o zaman gelicek.
Bu haftasonu pzara gunu Bay to Breakers yarisi var. 7.8 mil yani 13 km gibi. Bakalim, deneyecegim..
Sunday, May 11, 2003
Saturday, May 10, 2003
Neler oluyor Basak'in gunlugune son gunlerde?
Sonunda uzun zamandir yapmak istedigim degisiklikleri yapmaya basladim.
- Web hosting sirketimi degistirdim. Artik Prizma Net degil, www.hummingbirdhosting.com. Hem ayni zaman diliminde oldugumuz icin ulasmak, sorunlari cozmek ve is yapmak daha kolay, hem daha ucuz, hem de daha hizli. Mutluyum yani.
- Yeni hosting sirketi sayesinde AOL'den de kurtuluyorum. Yeni e-mailim:
basak@cookthenet.com
- Tasarim yavasca degisecek. Eski tasarimdan hem hoslanmiyordum, calismayan linkler vardi, hem de siradandi. Bir iki aya kadar - umarim- yeni tasarim yapacagim sayfa icin.
AOL'den kurtulmak dunyanin en guzel seyi. Cok problemli, yavas ve e-maillerin sadece online iken kontrol edilmesine izin veren bu sistemi, iki yil once buraya ilk geldigimde baslattigim, adres degisiklikleri sebebiyle DSL'e gecis yapamadigim icin de iptal edisi erteleterek kullandigimdan yeni e-mail adresim beni cok cok mutlu edicek. Yasasin cookthenet.
Sonunda uzun zamandir yapmak istedigim degisiklikleri yapmaya basladim.
- Web hosting sirketimi degistirdim. Artik Prizma Net degil, www.hummingbirdhosting.com. Hem ayni zaman diliminde oldugumuz icin ulasmak, sorunlari cozmek ve is yapmak daha kolay, hem daha ucuz, hem de daha hizli. Mutluyum yani.
- Yeni hosting sirketi sayesinde AOL'den de kurtuluyorum. Yeni e-mailim:
basak@cookthenet.com
- Tasarim yavasca degisecek. Eski tasarimdan hem hoslanmiyordum, calismayan linkler vardi, hem de siradandi. Bir iki aya kadar - umarim- yeni tasarim yapacagim sayfa icin.
AOL'den kurtulmak dunyanin en guzel seyi. Cok problemli, yavas ve e-maillerin sadece online iken kontrol edilmesine izin veren bu sistemi, iki yil once buraya ilk geldigimde baslattigim, adres degisiklikleri sebebiyle DSL'e gecis yapamadigim icin de iptal edisi erteleterek kullandigimdan yeni e-mail adresim beni cok cok mutlu edicek. Yasasin cookthenet.
Tuesday, May 06, 2003
Monday, May 05, 2003
Cumartesi gunu ilk defa at yarisi izledim canli olarak. San Francisco'ya yarim saat uzakta Bay Meadows adli at yarislarinin izlendigi yere John'un lise arkadaslari ile topluca gittik. Komik yer - tam bir manzara. Onlerinde bir dolu kagit, kitapcik, kalem deli gibi hesap yapan bir dolu yasli tonton, para yatiracagi atlarin bilgilerini okurken hamburgerine gomulmus ve her tarafina mayonez bulastirmis komik cinli, yagli pizza ve kotu yemekler, ve ickiler. Hep birlikte biz de kucuk kitapciklari okumaya, anlamaya calismaya gomulduk. Atlar inanilmaz gozukuyor bu arada yarisirken, cok cok gucluler.
Sonra ben de artik tembellik yapmayim diyerek unlu "Kentucky Derbisi" icin para yatirdim. Yaris bizim gittigimiz yerde degildi ama at yarisi yapilan her yerden, o gun o anda yapilan her turlu yaris icin para yatirilabiliyormus. John hadi hadi sec derken oyle sadece atlarin adlarina bakarak "Funny Cide" komik taraf adli ati sectim, birinci geldi. Havadan para kazanmak pek keyifliydi, herkese icki ismarladim - plastik bardakta tabii.
Sonra ben de artik tembellik yapmayim diyerek unlu "Kentucky Derbisi" icin para yatirdim. Yaris bizim gittigimiz yerde degildi ama at yarisi yapilan her yerden, o gun o anda yapilan her turlu yaris icin para yatirilabiliyormus. John hadi hadi sec derken oyle sadece atlarin adlarina bakarak "Funny Cide" komik taraf adli ati sectim, birinci geldi. Havadan para kazanmak pek keyifliydi, herkese icki ismarladim - plastik bardakta tabii.
