Tuesday, February 24, 2004

Bir bu eksik kalmisti!

Monday, February 23, 2004

Yeni fotograflar var! Sadece bu kadar...

Friday, February 13, 2004

My Architect



Dun bu yil belgesel dalinda Oscar adaylarindan biri olan My Architect'i gordum. Film Amerika'nin unlu mimarlarindan Louis Khan'in evlilik disi oglu Nathaniel Khan tarafindan yonetilmis. Louis Khan benim daha once adini duydugum mimarlardan biri degil. Bu konuda cok bilgili oldugumu da soyleyemem zaten. Yine de ilginc bir sekilde Louis Khan'in kendisi cok tanidik geldi. Sanki bir yerlerde izlemisim, fotografini gormusum gibi. Beyaz saclari, yanik izlerinden bozulmus cildi ve papyonlari.

Film ilgincti. Oyle sansasyonel detaylar ortaya cikarmiyordu. Olumunden sonra herkesin ogrendigi seyleri ozetliyordu. Iskolik ve icine kapanik olan Khan'in, evliliginin yanisira iki ayri kadinla iliskisi olmus, bu iliskilerden de birer cocugu var. Ilk iliskisi kendi mimarlik firmasinda calisan bir mimar. Ikincisi ise bir peyzaj mimari. Ikisi ile de ortak projelerde calismis. Iki kadin da hamile kaldiklarinda bir sureligine yasadiklari sehirlerden ayrilip, cocuklarini dogurup geri gelmis, hic evlenmemisler. Esi ve bu iki kadin ayni bolgede yasadiklari halde birbirlerinden hic haberi olmamis.

O donemler icin cok cesur olmalilar. Zaten mimar ya da peyzaj mimari olmayi secerek farkli olduklari da belli. Ikisi de Khan'a kizgin degiller hicbirsey icin, hala ozluyorlar.

Nathaniel Khan tam olarak taniyamadigi babasi hakkinda birseyler ogrenebilmek icin bu filmi yapmis. Once babasinin yasadigi yerleri, sonra da yaptigi binalari gezmis. Film daha cok bir dolu fotograf ve roportajin toplami gibi. Khan'in binalari, kendisinin de esin kaynagi olan eski medeniyetlerin tapinaklarina benzedigi, ilginc bir sakinlik yaydigi icin fotografik kismi hemen benim begenimi kazandi. Tugla ya da cimentodan dev binalar ve gokyuzu, her zaman beni buyulemistir. Film bir yandan da cok samimi. Nathaniel Khan'in annesi ile roportaji hem herkes gibi, annesine acimasizca bazi sorulari yoneltiyor, hem de anne sikistirildigi anlarda, hadi canim sen de tarzi cevaplarla gecistiriyor konuyu. Ya da "sen ne dusunuyorsun bu konuda?" diyerek topu ogluna atiyor.

Louis Khan, kazandigi un ve yarattigi bir dolu binanin ardindan, 73 yasinda, borc icinde, tek basina bir tren istasyonu tuvaletinde olmus. Uzerindeki kimliklerin bilgilerini karaladigi icin, uc gun polis morgunda bekletilmis vucudu. Nathaniel Khan'in annesi hala, onunla birlikte yasamak uzere yola ciktigi icin kimlik, adres bilgilerini sakladigina inaniyor.

Louis Khan'in hayatin hakkinda beni en cok sasirtan ve umut veren sey, ne yapmak istedigini 50 yasindan sonra kesfetmesi. O yasa kadar, mimar olmaya karar vermek disinda, tarzina, ne ustunde calismak istedigine karar veremedigi icin hicbirsey yapmamis. Esinin calismasi sayesinde gecinmisler. 50 yasinda katildigi bir eski medeniyetler gezisi sirasinda gordugu eski tapinaklar, binalar ve kalintilar, bekledigi esin kaynagi olmus. Tabii uretim icin sadece 20 yil birakmis bu Kahn'a. Yine de ben de bu mucizevi rastlantiyi bekliyorum.

Tuesday, February 10, 2004

Yemek yapmak!

Sanirim son zamanlardaki yogunlugumdan dolayi vakit bulamadigim ve en cok ozledigim sey yemek yapmak.

Yogunlugumun neden kaynaklandigini yaziyim ki oylesine soylemedigim anlasilsin:
- Yeni isim. Eglenceli ama yogun.
- Evlilik hazirligi. Sanirim Amerika'da bir dugun planliyor olsak ya da Turkiye'de yasasak, hayatimiz daha kolay olabilirdi. Ama biz San Francisco'dan Istanbul'da bir dugun planliyoruz. Bu tabii ki hayiflanmak degil. Ugrastigimiz hersey bizi mutlu ediyor. Bir yandan da kitalararasi yonu sebebiyle bu dugunun daha cok ugrastirdigi konu oluyor.
- Geziler. Bir kismi dugun icin ya da nisanli oldugumuzdan, bir kismi da keyiften. Kisaca bir liste:
o Calistoga, 19-21 Subat: John'la birlikteligimizin ucuncu yilini kutlayacagiz. Calistoga camur, mineral banyolari, masajlari ile unlu, Napa vadisine on dakika uzaklikta kucuk bir kasaba. Persembe aksami Bouchon'da rezervasyonumuz var. Burasi French Laundry ile unlu chef Thomas Keller'in diger restorani. French Laundry su an kapali oldugu icin oraya gidemiyoruz. Zaten French Laundry'de rezervasyon yaptirmak dugun hazirligi kadar zor. Bu arada Thomas Keller su an unlu Time Warner kulelerinde bir restoran aciyor!
o Florida, 10-14 Mart: John'un ailesi ile okyanus tatili. Kendimi gunese teslim etmek icin cok cok heyecanliyim.
o Chicago, 26-28 Mart: Cuma aksami John'un ailesini arkadaslari bizim icin minik bir yemek veriyorlar. Cumartesi aksami ise, bir bowling salonunda yasitlarimizla kutlayacagiz nisanliligi (buranin neredeyse kirk gun kirk gece suren nisan-evlilik kutlamalari insani mesgul etse de, cok hayiflanmiyorum hani). Bu geziye buyuk ihtimalle Zeynep ve Kurt de geliyor. Onlarla Chicago gokdelen turu yapip, yorumlarini almak ilginc olucak.
o Turkiye, 30 Mart-6 Nisan: Yuppii! Herkesi gormek, Turk yemekleri yemek ve dugun icin son kararlari almak icin cok heyecanliyim.
- Baska bir iki ivir zivir proje.

Iste bu sebeplerden dolayi yemek pisirmeye cok vakit kalmiyor. Tabii yemek pisirmekten kastim, kolay yapilan, sade seyler degil, bir tarife bakarak ugrasilan, ozel alisveris gerektiren heyecanli seyler.

Son zamanlarda, gunde bes ogun yemek yiyerek, haftada uc defa kosmak icin gerekli proteini vucuduma alma isini kolaylastirmaya calisiyorum. Genelde balik disinda et yemedigim ve bazen de diger protein kaynaklarina dikkat etmedigim icin proteinsiz egzersiz cok yorucu oluyor. Gunde bes defa saglikli beslenmek icin de habire sebze hasliyor, sade yemekler yapiyorum. Ofiste uc ogun yemek yemek komik gozukuyordur buyuk ihtimalle ama hersey saglik icin.

Neyse, gelelim yemek yapmaya. Aylardir sadece bir kitap okuyormusum gibi gozukse de, hala Jeffrey Steingarten'in kitabi ile ugrasiyorum (onun yanisira baska kitaplar da okuyorum!) Bu kitap, yazarin Vogue dergisindeki aylik yemek yazilari ve baska arastirmalarinin toplami. Epeyce bir bolumu var ve hepsi bilimsel bir deney yaklasimi ile anlatiyor yemek konularini. Okumak oyle kolay degil. Gercekten keyif almak icin yavasca, sindirerek okumak gerekiyor. Bazen uzerinde biraz daha dusunmek, arastirmak yapmak, anlattiklarini yemek ya da pisirmek de soz konusu.

Her bolumunu bitirdikce bu kitabin, yeni bir yemek merakim oluyor. Tabii bir de yemek yapmak icin insanin guzel, olanaklari genis bir mutfaginin olmasi lazim (sart olmasa da). Su an gecici olarak yasadigimiz studyo bu olanagi saglamadigi icin yemek yapma sansim biraz daha azaliyor.

Sanirim evlilik sonrasinda yemek pisirme konusunda bir iki ders alacagim. Kucuk detaylarin, bazi tekniklerin nasil herseyi degistirdigini okuyup duruyorum. Annemden ogrendigim bilgiler ne kadar yararli olsa da, ufuklarimi genisletmem lazim. Yeni evimizdeki genis mutfak beni bekle, geliyorum.

Wednesday, February 04, 2004

Obese

Demin ofise dogru yururken gordum. Amerika'nin en buyuk saglik sorunlarindan biri olan "obesity (sismanlik)"nin tanimini gordum. Kirmizi isikta takildigi icin tam onumdeydi ben karsidan karsiya gecerken. Dev bir SUV'nin icinde, elindeki buyuk boy McDonalds patates kizartmasini agzina bosaltiyordu. Arabanin coffee cup holder'inda ise buyuk bir cola duruyordu. Ay ay ay...Ben de 12 adet fistigimi keyifle yedim.

Powered by Blogger